Emrah Mahzuni Emrah Mahzuni Emrah Mahzuni Emrah Mahzuni Emrah Mahzuni Emrah Mahzuni
Emrah Mahzuni Emrah Mahzuni Emrah Mahzuni Emrah Mahzuni Radyo Mahzuni

Emrah Mahzuni Resmi Hesapları

   

Pirimiz Pir Sultanın "canlar" deyimiyle başlamak isterim; çünkü can olmak, hepbirlikte birebir yaşamak dünyalının en asil görevidir.

Bizler dünya toplumunda dilimiz, dinimiz, rengimiz ayrıda olsa hepbirlikte yaşamaktayız ve sevgiyi kıble edinip insana, Cana ,canlıya Hakkın gözüyle bakmaktayız.

Hünkar Hacıbektaş-ı Veli Efendimizinde dediği gibi "her ne ararsan kendinde ara Kudüste, Mekkede, Hacda değil" felsefesinden yola çıkarak hiç bir sınıf ve insan ayrımı yapmadan tüm canları saygıyla selamlıyorum.

Emrah Mahzuni...

 

OĞUL MAHZUNİ’DEN TORUN MAHZUNİ’ YE . . .
Gözleri ışıl ışıldı, heyecanlı belli ki mutlu.
“Baba” dedi “bir oğlum oldu.”
“Adını koydun mu?” dedim, koymamış daha
“Bu oğlan bebesinin adı Emrah Mahzuni’dir, tamam mı? Mahzuni Şerif’in oğluna elbette Emrah adı yakışır.
Bebe artık Emrah diye anılır oldu.
1966 yılında 3. Hacıbektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü’nü bu cana verdiler, 1967’de oğul Mahzuni’nin bir önceki ödül sahibi olarak Mahzuni’nin ödülünü de bu can verdi. Mahzuni, teşekkür konuşmasında “Öz babam Otyam” deyiverdi heyecandan “manevi babam” diyeceğine, ne gülmüştük o gece.
2001 yılında yine adı güzel ilçedeyiz. Beş saat bu can, beş saat de Mahzuni’nin “Filiz anası kullanmıştı arabayı, otelin havuzundaki masalardan birisine çökmüş, bir Ali demi alırken gördüm O’nu, seslendim koşup geldi. Tüm özlemleri giderircesine sarıldık birbirimize… “bu sefer senin Emrah getirdi beni.” “benim Emrah ha?” yıllardır görmemiştim cemalini, yolda görsem tanır mıydım acep? Adını koyduğum anı anımsadım, zaman nasıl da geçiyordu acımasız.
Mahzuni canı görür gibiydim… Söyleştik, dertleştik. Odama geçip bir kaset getirip taktım makinaya, pek kimsenin bilmediği, pek duymadığı bir Mahzuni, can oğul. Onları bize kavuşturan Kazım Yalçın can çekim yapıyor, ses alıyor ve Mahzuni avazlıyordu. 1980’den özel olarak “Dooostttt. Dost!” Güzel bir şiirle devam etmiş.
O sıralar yaşadığı Gaziantep’ten bir baklava kutusu içinde gönderdiği kasette en sevdiğim havalar vardı, özlediğim ve kaset şöyle bitiyor;
“… İşte böyle, benim canım, güzel ağabeyim Bugün Mahzuni’lik duvarında üç duvarın sana borçlu olduğumu bütün dünyaya haykırıyorum.”
Bu canım özel kasetin bir kopyasını torun Emrah’a verdim ve birlikte çekilmiş fotoğrafları.
Babasının adını yaşatsın, kirletmesin, elden geldiğince doruklarda tutsun ve Bozatlı Hızır her daim yardımcısı olsun bir de babasının anısı… Yine de O’na gönül komasın ve gördüm ki koymuyor işte oğul bu…
Ünlü yazar Fikret OTYAM’dan Emrah MAHZUNİ’ye
 
 
Fikret Otyam
4 Şubat 2005 / ANTALYA
Emrah Mahzuni
Emrah Mahzuni Emrah Mahzuni Emrah Mahzuni Emrah Mahzuni Emrah Mahzuni Emrah Mahzuni Emrah Mahzuni Emrah Mahzuni Emrah Mahzuni Emrah Mahzuni
Copyright 2009 Emrah Mahzuni. Her hakları saklıdır. İzinsiz herhangi alıntı yapılamaz. Sitede yer alan eserler telif hakları kanunları çerçevesinde korumaya alınmıştır.
Ankara Web Tasarım: TURNA MEDYA ®
Web Tasarımı